ÇİNİLER DİYARI KÜTAHYA

KŁtahya

Medreseler

Vacidiye Medresesi (Merkez)

Kütahya ‘da bugün Kütahya Müzesi olarak kullanılan Vacidiye Medresesi, Demirkapı veya Molla Abdülvacid Medresesi olarak da bilinmektedir. Medresenin dört satırlık kitabesinden Germiyan Beyi, II.Yakub Bey’in büyükbabası Germiyan emirlerinden Mübarazeddin Umur bin Savcı tarafından 1314-1315 yılında yaptırılmıştır. Molla Abdülvacid’in bu medresede uzun süre ders vermesi ve ölümünden sonra da buraya gömülmesinden ötürü yapı Vacidiye Medresesi olarak tanınmıştır.

Kitabe:
“Ammera hazihi’l-medreseti’l-mübârek
El-Mevlâ el-Muazzam Melikü’l-Umerâ ve
El-Kuberâ Mübariz el-din Umur bin Savcı
Min cizyeti Alâşehir Senete erba’a aşere aşere ve seb’amie
714 (1314-1315)”.

Medrese kesme taştan, kapalı avlulu, iki eyvanlı ve tek katlı olarak yapılmıştır. Medresenin dış cephesi tamamen taş kaplıdır. Portali kuzey cephesinin ortasında dışarıya doğru çıkıntı yapar ve iki iri silme ile sınırlanmıştır. Bezemesiz olan bu giriş sivri kemerlidir. Portal çıkıntısından sonra kuzey cephesi doğu ve batı yönlerinde devam etmektedir. Portal aynı zamanda bir eyvan şeklinde olup, üzeri kubbeli bir bölümden sonra geniş bir kemerle avluya geçiş sağlanır. Bu giriş portalinin iki yanında beşik tonoz örtülü, dikdörtgen planlı iki oda bulunmaktadır.

Avlu kare planlı olup, ortasında yakın tarihlerde yapılmış bir havuz bulunmaktadır. Ancak 1941 yılındaki bir fotoğrafa dayanılarak burada sekizgen bir şadırvan olduğu görülmektedir. Avlunun iki yanındaki kenarlarda beşik tonozlu üçer oda bulunmaktadır. Bu odalardan doğudakiler günümüze gelebilmişse de batıdakilerin Ulu Cami’nin yapımı sırasında yıkıldıkları ileri sürülmüştür. Orta avlu Türk üçgenlerinin yardımı ile dar kasnaklı kesme taş bir kubbe ile üzeri örtülmüştür. Kubbenin ortasında geniş bir açıklık olup bugün camekânla örtülmüştür.



Girişin eksenindeki eyvan dikdörtgen planlı olup, üzeri tonozla örtülmüştür. İki yanındaki dikdörtgen bölümler kare planlı olup üzerleri kubbe ile örtülüdür. Bu kubbelerinde ortaları açık bırakılmıştır. Ancak medresenin son onarımı sırasında bu açıklıklar kapatılmış, üzerleri kiremit kaplanmıştır. Medresenin bu bölümü dışarıdan üç yönlü destek payandaları ile sağır duvarlara hareketlilik getirilmiştir.

Medresenin bezemesi oldukça sadedir. Onarım sırasında ana eyvandaki Abdülvacid bin Mehmet’in lahdin altında perdah tekniğinde yapılmış çini parçaları ile karşılaşılmıştır. Bu çiniler XIII.yüzyıla tarihlendirilmiştir.

Balabaniye (Nallı-Balaban Paşa) Medresesi (Merkez)

Kütahya, Yenimahalle, Lala Hüseyin Paşa Caddesi yakınında bulunan Balabaniye Medresesi kubbeli avlulu, eyvanlı tek katlı bir yapıdır. Medreseyi yaptıran ve yapım tarihi bilinmemektedir. Medresenin yapımıyla ilgili bazı iddialar bulunmaktadır. Kütahya camileri konusunda araştırma yapan Hamza Güner, bu yapının Balaban Paşa Tekkesi isminde1876 yılında bir halveti tekkesi, daha önce de medrese olduğunu da belirtmiştir. Bugün bu tekkeye ait bir kitabe Kütahya Müzesi’nde bulunmaktadır. Prof. Dr. Ara Altun’dan öğrendiğimize göre arşiv kayıtlarında Balabaniye Medresesi isimli bir yapının ismine rastlanmıştır. Balaban Paşa’nın kim olduğu ve Kütahya ile bağlantısını ne olduğu ise bilinmemektedir.

Medresenin bulunduğu alanda 1980 yılında bir yol açılmış ve yalnızca medresenin bir köşe odası ayakta kalabilmiştir. Bunun dışında kalan bölümleri yıkılmıştır. Bununla beraber kalıntılarına ve eski resimlerine dayanılarak medresenin kesme taş kaplamalı ve moloz dolgu duvarları olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca günümüze gelebilen bölümlerinde tuğla kubbe ve tonoz izlerine rastlanmıştır. Planı tam çıkarılamamakla beraber Vacidiye Medresesi’ne benzediği, girişin karşısında bir eyvan ve avlu etrafından odaların sıralandığı sanılmaktadır. Günümüze gelebilen bölüm ise özel bir kişinin mülkiyetindedir.

Molla Halil (Kazasker) Medresesi (Merkez)

Kütahya’da Balıklı’ya giden yol üzerindeki Molla Halil Medresesi günümüze gelememiştir.
Medresenin banisi Halil bin Mahmut Germiyani olup, İstanbul’da uzun süre müderrislik yapmış, sonrada doğum yeri olan Kütahya’ya gelerek bu medreseyi yaptırmıştır. Medresenin vakıf kayıtlarında 1505 tarihi geçmektedir.

Medresenin mimari yapısı ve planı bilinmemektedir. Ayrıca yıkıldığı tarihte kesinlik kazanamamıştır.

Rüstem Paşa Medresesi (Merkez)

Kütahya Balıklı Mahallesi’nde, Balıklı Caddesi ile Serçe Sokağı’nın kesiştiği yerde bulunan bu medresenin de günümüze yalnızca portalinden bir bölümü gelebilmiştir.
İ.Hakkı Uzunçarşılı medresenin kitabesini Kütahya Müzesi’nde bulmuştur. Bu kitabeden medresenin Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) döneminde, Rüstem Paşa tarafından 1550 yılında yaptırıldığı anlaşılmıştır.

Kitabe:

“Der Devlet-i Osmâni der’ahd-i Süleymân Hân
An’ahde-i Bünyâdi in medrese-i a’lâ
Benâ çûn berûn âmed htm şud binâ bi’l-hayr
Ey âsef-i Rüstem nâm-ı Hudâ makbûl bâdâ
Beneytü li’l-lâhi beytunfi Allâhı ve rıza Allâhi
Kad Kultu lohâ el-tarih fi’l-Medeseti’l-uhyâ
957 (1550)”.

Medresenin günümüze gelebilen kalıntılarından portalin kesme taş kaplamalı olduğu ve iki yanında yuvarlatılmış profillerle çevrili olduğu görülmektedir. Dışarı hafifçe taşkın olan girişin iki iç yanında birer yarım daire şeklinde niş bulunmaktadır. Duvarlarının kalın ağaç direklerle desteklendiği eski resimlerinden anlaşılmaktadır. Prof. Dr. Ara Altun, Kütahyalı Ressam Ahmet Yakupoğlu’nun l950’li yıllarda yapmış olduğu yağlıboya bir resimde kare planlı ve kesme taş kaplamalı dershanenin ayakta durduğu belirtmiştir. Buna göre dershanenin kare planlı ve kubbeli bir yapı olduğu anlaşılmaktadır.

Yakup Çelebi Medresesi (Merkez)

Kütahya Gazi Kemal Mahallesi’ndeki Ulu Cami’nin batısında bulunan Yakup Çelebi İmaret Külliyesi’nin bir bölümünü oluşturan medrese, külliye ile birlikte Yakup Çelebi tarafından 1411-1412 yıllarında yaptırılmıştır.

Külliyenin bir bölümünü oluşturan dokuz hücreli medrese, 1935 yılına kadar ayakta kalmıştır. Bu tarihten sonra tamamen yıkılmış ve büyük kısmının üzerinden de Gediz Caddesi geçmiştir. Eski bir fotoğrafına dayanılarak avlu kapısı yakınında kesme taştan medresenin yüksek bir eyvanı seçilmektedir. Ayrıca medrese hücrelerine ait olduğu sanılan yan yana küçük baca dizileri de görülmektedir. Günümüze gelemeyen medreseden bu bilgiler dışında başka bir ayrıntı bulunmamaktadır


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=